Yazar: Av. Ahmet Bertuğ Dönmez Tarih: 27 Ekim 20266 dk okuma Paylaş
Bu makalede7
Kurgusal bir örnekle başlayalım: Ayşe'ye aynı hafta iki ödeme emri geldi. Birinin dayanağı ödenmemiş bir fatura borcu, ötekinin bir senet. Zarflar birbirine benziyor; Ayşe de ikisini aynı sanıyor ve ikisine de aynı süre içinde, aynı yere itiraz etmeyi düşünüyor.
Oysa bu iki ödeme emri farklı iki takip yolundan geliyor. Süreleri, başvuru yerleri ve itirazın takibe etkisi birbirinden ayrılıyor. Bu yazıda iki yolu yan yana koyuyor; süre hesabını, itirazda dikkat edilecek noktaları ve süre kaçırıldığında kalan imkânları anlatıyoruz.
Hangi takip olduğunu nereden anlarsınız?
Ödeme emri, alacaklının talebi üzerine icra dairesinin borçluya gönderdiği ve borcu ödemesini ya da itiraz etmesini bildiren resmî belgedir. Mahkeme kararına dayanmayan (ilamsız) takiplerde iki yol sık karşımıza çıkar:
- Genel haciz yoluyla takip: Fatura, sözleşme ya da cari hesap gibi alacaklarda kullanılır.
- Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip: Alacağı çek, poliçe ya da bonoya (emre yazılı senet) dayanan alacaklı bu özel yolu seçebilir (İİK m.167). Bu yolda ödeme emriyle birlikte senedin bir örneği de gönderilir (İİK m.168/1).
Hangi yolla takip yapıldığı ödeme emrinin başlığında yazar. Bir ayrıntı daha önemlidir: senede dayanan her takip kambiyo takibi değildir. Alacaklı bir bonoya dayanıp genel haciz yolunu da seçebilir; kambiyo senedi niteliği taşımayan adi bir senette de genel yol uygulanır. Bu durumlarda süre yedi gündür. Bu yüzden dayanağa bakarken yalnız ekteki belgeye değil, ödeme emrinin başlığına da bakın.
Fatura gibi genel bir alacakta: 7 gün, icra dairesi
Genel haciz yoluyla takipte borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirir. İtiraz dilekçeyle ya da sözlü olarak yapılabilir. Takibi yapan daire başka bir yerdeyse itiraz başka bir icra dairesine de yapılabilir; o daire itirazı yetkili daireye gönderir (İİK m.62/1). İtirazda dikkat edilecek noktalar:
- Borcun yalnız bir kısmına itiraz ediyorsanız hangi kısma ve ne kadar tutara itiraz ettiğinizi açıkça yazın. Aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır (İİK m.62).
- Takibe dayanak belgedeki imza size ait değilse bunu itirazda ayrıca ve açıkça belirtin. Belirtmezseniz takip bakımından imzayı kabul etmiş sayılırsınız (İİK m.62).
- İtirazla birlikte yurt içindeki bir adresinizi bildirmeniz gerekir (İİK m.62).
- İtiraz ettiğinizi gösteren belgeyi alın ve saklayın; bu belge borçluya harçsız verilir (İİK m.62).
Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Borcun bir kısmına itiraz edildiyse takip, kabul edilen tutar için devam eder (İİK m.66). Takibi sürdürmek isteyen alacaklı iki yoldan birine başvurur: itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir (İİK m.67) ya da elinde imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylanmış borç ikrarı gibi kanunda sayılan belgeler varsa altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (İİK m.68). Bu iki yolu “Ödeme Emrine İtiraz: Süre ve Usul” yazımızda ayrıca anlattık.
İtiraz hakkı özenle kullanılmalıdır. İtirazın iptali davasında itirazın haksız olduğuna karar verilirse borçlu, karşı tarafın talebiyle hükmolunan tutarın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir. Takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı için de aynı tazminat söz konusudur (İİK m.67/2).
Çek, bono ve poliçeye özgü takipte: 5 gün, icra mahkemesi
Kambiyo senetlerine özgü takipte tablo değişir. Borç ve takip masrafları için on günlük ödeme süresi verilir; ancak itiraz ve şikâyet süresi beş gündür ve başvuru icra dairesine değil, icra mahkemesine dilekçeyle yapılır (İİK m.168, m.169, m.170). Ödeme süresiyle itiraz süresini karıştırmamak gerekir: on gün borcu ödemek için verilen süredir, itiraz için beklenecek süre değildir.
Beş gün içinde ileri sürülebilecek başlıca itirazlar şunlardır:
- Senedin kambiyo senedi niteliği taşımadığı iddiası: icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülür (İİK m.168, bent 3; m.170/a).
- İmzanın size ait olmadığı iddiası: icra mahkemesine dilekçeyle ve açıkça bildirilir. İmzasını haksız yere inkâr eden borçlu, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilebilir (İİK m.168, bent 4; m.170).
- Borca itiraz: borçlu olmadığınız, borcun ödendiği, alacaklının süre (mehil) verdiği, alacağın zamanaşımına uğradığı ya da icra dairesinin yetkili olmadığı iddiaları sebepleriyle birlikte bildirilir (İİK m.168, bent 5; m.169).
Kambiyo takibinde de kısmi itirazda tutarın gösterilmesi gibi genel kurallar, bu bölümün özel hükümlerine aykırı olmadıkça uygulanır (İİK m.170/b).
Kambiyo takibinde itiraz takibi durdurur mu?
Kendiliğinden durdurmaz. Borca itiraz ve imza itirazı, satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz (İİK m.169, m.170/1). Yani itiraz edilmiş olsa da haciz gibi işlemler yapılabilir; yalnız satış aşamasına geçilmez. Genel takipteki “süresinde itiraz takibi durdurur” kuralı burada işlemez. Takibin durması için icra mahkemesinin karar vermesi gerekir:
- Borca itirazda hâkim, dilekçeye eklenen belgelerden borcun ödendiğine ya da ertelendiğine, senedin metninden zamanaşımına uğradığına, borçlunun borçlu olmadığına veya icra dairesinin yetkisiz olduğuna kanaat getirirse, itirazın esası hakkında karar verinceye kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK m.169/a).
- İmza itirazında mahkeme, itirazı dilekçe ve eklerine göre ciddi bulursa takibin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinden karar verebilir (İİK m.170/2).
Bu nedenle belgeler itiraz dilekçesine eklenmelidir. Ayrıca icra mahkemesi borca itirazı, borcun bulunmadığı, ödendiği ya da ertelendiği resmî bir belgeyle veya imzası ikrar edilmiş, yani karşı tarafça kabul edilen bir belgeyle ispatlandığında kabul eder (İİK m.169/a). “Ödedim” demek yetmez; iddiayı gösteren belge önem kazanır.
Bir uyarı daha: takip geçici olarak durdurulduğu hâlde itiraz sonunda reddedilirse borçlu, karşı tarafın isteğiyle takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir (borca itirazda İİK m.169/a, imza itirazında m.170/3).
Süre nasıl hesaplanır?
Gün olarak belirlenen sürelerde ilk gün hesaba katılmaz. Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen günde biter. Süre, son günün çalışma saatinin bitiminde dolmuş sayılır (İİK m.19). Örnekte iki ödeme emri de Ayşe'ye 3 Kasım 2026 Salı günü tebliğ edilmiş olsun:
- Fatura borcuna dayanan genel takip: 4 Kasım birinci gündür, yedinci gün 10 Kasım Salı'dır. İtiraz en geç o gün icra dairesine yapılmalıdır.
- Senede dayanan kambiyo takibi: beşinci gün 8 Kasım Pazar'dır. Son gün tatile denk geldiği için süre 9 Kasım Pazartesi günü biter. Dilekçe en geç o gün icra mahkemesine verilmelidir.
Sürenin başladığı günü doğru tespit etmek de en az bu hesap kadar önemlidir:
- Adreste kimse bulunamadığı için evrak muhtara bırakıldıysa kapıya bir ihbarname yapıştırılır. Tebliğ tarihi, zarfı muhtarlıktan aldığınız gün değil, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir (Tebligat Kanunu m.21).
- Elektronik tebligatta tebliğ, belgenin elektronik adresinize ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat Kanunu m.7/a). İtiraz süresi bu tarihten sonra işlemeye başlar.
Süre kaçırılırsa ne olur?
Süresinde itiraz edilmezse alacaklının talebiyle takip alacağın tamamı için devam eder (İİK m.66). Yine de bazı yollar kalır:
- Gecikmiş itiraz: Kusurunuz olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edemediyseniz, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar itiraz edebilirsiniz. Bunun için engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretinizi gösteren delillerle başvurmanız ve masrafları ödemeniz gerekir; mazereti icra mahkemesi değerlendirir (İİK m.65).
- Menfi tespit davası: Borçlu, takip sırasında da borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Takipten sonra açılan bu davada takip ihtiyati tedbirle durdurulamaz; ancak alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat gösterilerek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir (İİK m.72).
- İstirdat davası: Takibe itiraz etmediği için borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde paranın geri verilmesini dava edebilir (İİK m.72).
Bu yollar ayrı bir mahkeme süreci gerektirir ve takip bu süreçte kendiliğinden durmaz. Beş ya da yedi günlük süre, bu yüzden dosyadaki en önemli tarihtir.
Sık yapılan hatalar
- İki ödeme emrini aynı sanıp ikisi için de yedi gün hesaplamak
- Kambiyo takibinde itirazı icra dairesine yapmak; bu takipte başvuru yeri icra mahkemesidir
- On günlük ödeme süresini itiraz süresi sanmak
- Kambiyo takibinde itiraz ettikten sonra takibin kendiliğinden durduğunu düşünmek
- İmza size ait değilse bunu ayrıca ve açıkça yazmamak
- Kısmi itirazda itiraz edilen tutarı göstermemek
- Süreyi zarfı muhtarlıktan aldığınız ya da açtığınız günden saymak
Kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.19, m.62, m.65, m.66, m.67, m.68, m.72, m.167, m.168, m.169, m.169/a, m.170, m.170/a, m.170/b
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a, m.21
Yazar
İstanbul Barosu, sicil 70835 · Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi · 2020'den beri BEMA Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatı. Görüşmeler Türkçe ve İngilizce; diğer dillerde tercümanla.
Bu konuda görüşme
Konunuzu ve varsa belgenin tebliğ tarihini yazarak iletebilirsiniz.