İçeriğe geç

Mirasın Reddi: 3 Aylık Süre Ne Zaman Başlar, Nasıl Yapılır?

Borçlu bir mirastan kurtulmak için 3 aylık ret süresi, sürenin başladığı gün, sulh hukuk mahkemesine ret beyanı ve ret hakkını düşüren davranışlar.

Yazar: Av. Ahmet Bertuğ Dönmez Tarih: 26 Ekim 20266 dk okuma Paylaş

Bu makalede11

Bir yakınınızı kaybettikten sonraki haftalarda kapıya bir zarf gelebilir: ölen kişinin kredi borcu, kart borcu ya da hakkında başlatılmış bir icra takibi. Kurgusal bir örnek düşünelim: Ali, babasının vefatından kırk gün sonra böyle bir zarf alıyor ve tek bir şey soruyor: Bu borç artık benim mi?

Cevap, Ali'nin önümüzdeki haftalarda ne yapacağına bağlıdır. Bu yazıda borçlu bir mirasla karşılaşan mirasçının hangi süre içinde, nereye ve nasıl başvuracağını, hangi davranışların bu hakkı ortadan kaldırabileceğini ve süre kaçırıldığında kalan yolları anlatıyoruz.

Kısaca: Mirasçı, mirası mallarıyla ve borçlarıyla birlikte bir bütün olarak kazanır. Borçlu bir mirastan kurtulmanın yolu, kural olarak üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine kayıtsız ve şartsız ret beyanında bulunmaktır. Bu süre içinde tereke mallarını satmak, saklamak ya da olağan yönetimi aşan işlem yapmak ret hakkını düşürebilir.

Mirasçı, ölen kişinin borçlarından sorumlu mu?

Evet. Türk Medeni Kanunu'na göre mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanır. Kanundaki ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın mallarını, alacaklarını ve diğer haklarını doğrudan kazanır; borçlarından da kişisel olarak sorumlu olur (TMK m.599). Mirasbırakan, ölen ve geride malvarlığı bırakan kişidir; tereke ise onun geride bıraktığı mal, hak ve borçların bütünüdür.

“Bir bütün olarak” ifadesi önemlidir. Miras bir paket gibidir: evi alıp borcu bırakmak mümkün değildir. Mirasçı ya mirası bütünüyle kazanır ya da süresi içinde bütünüyle reddeder. Kişisel sorumluluk ise alacaklının yalnız terekedeki mallara değil, kural olarak mirasçının kendi malvarlığına da başvurabilmesi anlamına gelir.

Mirası kimler reddedebilir?

Yasal mirasçılar (çocuklar, eş, anne-baba, kardeşler gibi kanunun mirasçı saydığı kişiler) ve vasiyetname ile atanmış mirasçılar mirası reddedebilir (TMK m.605/1). Mirasçı, mirası reddetmeden ölürse ret hakkı kendi mirasçılarına geçer (TMK m.608/1).

Üç aylık süre ne zaman başlar?

Miras, üç ay içinde reddedilebilir (TMK m.606/1). Sürenin başlangıcı mirasçının durumuna göre değişir:

  • Yasal mirasçı için süre, mirasbırakanın ölümünü öğrendiği tarihten başlar. Mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispat ederse süre o tarihten işler (TMK m.606/2).
  • Vasiyetname ile atanmış mirasçı için süre, tasarrufun kendisine resmen bildirildiği tarihten başlar (TMK m.606/2).
  • Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa süre, yazımın sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından mirasçıya bildirilmesiyle başlar (TMK m.607).
  • Önceki mirasçıların reddi üzerine mirasçı hâline gelenler için süre, bu reddi öğrendikleri tarihten işler (TMK m.608/2).

Süre vefat gününden değil, ölümün öğrenildiği günden başlar. Vefatı aynı gün öğrenen çocuk için iki tarih aynıdır; yurt dışında yaşayan ve ölümü haftalar sonra öğrenen bir yakın için ise farklıdır.

Üç ay nasıl hesaplanır?

Üç ay, doksan gün değil, takvim ayıdır. Borçlar Kanunu'nun süre hesabına ilişkin genel kuralları Medeni Kanun'daki ilişkilere de uygun düştüğü ölçüde uygulanır (TMK m.5). Buna göre ay olarak belirlenen süre, başladığı günün son aydaki karşılığında dolar; son ayda o gün yoksa ayın son günü esas alınır (TBK m.92). Son gün resmî tatile denk gelirse süre, izleyen ilk iş gününe geçer (TBK m.93).

Örnekte Ali, babasının ölümünü 15 Mart'ta öğrenmiş olsun. Süre 15 Haziran'da dolar. Zarfın geldiği kırkıncı günde Ali'nin önünde yaklaşık elli gün vardır. Yine de son haftaya bırakmamak gerekir: belge toplamak, aileyle konuşmak ve mahkemeye gitmek zaman alır.

Ret nasıl ve nereye yapılır?

Mirasın reddi, sulh mahkemesine sözlü ya da yazılı beyanla yapılır; uygulamada bu mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Sulh hâkimi beyanı bir tutanakla tespit eder. Süresinde yapılan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılır ve mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir (TMK m.609). Miras, mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır (TMK m.576).

Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir (TMK m.609/2). “Borç çıkarsa reddediyorum” ya da “ev bana kalırsa kabul ediyorum” gibi şarta bağlı bir beyan bu koşulu karşılamaz. Ret beyanında mirasbırakanın kimlik bilgileri, ölüm tarihi ve mirası kayıtsız şartsız reddettiğiniz açıkça yer almalıdır.

Reddi gösteren belgeyi mutlaka alın ve saklayın. Alacaklı ya da icra dairesi size başvurduğunda mirası reddettiğinizi bu belgeyle gösterirsiniz.

Hangi davranışlar ret hakkını düşürür?

Ret süresi dolmadan mirasçı sıfatıyla tereke işlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan ya da mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekenin dışında işler yapan, tereke mallarını gizleyen veya kendine maleden mirasçı mirası reddedemez (TMK m.610/2). Uygulamada dikkat edilmesi gereken davranışlara örnekler:

  • Mirasbırakanın aracını, evini ya da değerli eşyasını satmak veya devretmek
  • Banka hesabından para çekip kendi ihtiyacı için harcamak
  • Ziynet ya da değerli eşyayı mirasçılar arasında paylaşmak veya bir yere saklamak
  • Terekeye ait bir alacağı tahsil edip kendine mal etmek

Ali, ret gününe kadar babasının arabasını satmamış, hesabına dokunmamıştır; anahtar masada kalmıştır. Buna karşılık zamanaşımı ya da hak düşürücü sürelerin dolmasını önlemek için dava açmak veya icra takibi başlatmak ret hakkını ortadan kaldırmaz (TMK m.610/3). Bir işlemin olağan yönetim sayılıp sayılmayacağı somut olaya göre değerlendirilir; tereddüt varsa işlemi yapmadan önce durmak en güvenli yoldur.

Süre kaçırılırsa ne olur?

Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m.610/1). Örnekte Ali hiç gitmeseydi, üç ay dolunca miras borcuyla birlikte onun olurdu. Süre kaçırıldıktan sonra kanunda iki önemli imkân vardır:

  • Süre uzatma: Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi ret süresini uzatabilir ya da yeni bir süre tanıyabilir (TMK m.615). Bu imkân hâkimin takdirine bağlıdır; önemli sebebi ortaya koymak mirasçıya düşer.
  • Hükmen ret: Ölüm tarihinde mirasbırakanın borçlarını ödemekten acizliği açıkça belli ya da resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2). Bu durumda ret beyanı gerekmez; ancak bu olguyu ileri süren mirasçı onu ispat etmekle yükümlüdür (TMK m.6).

Bu iki yol, süresinde yapılacak bir ret beyanının yerini tutmaz. Hükmen redde güvenip beklemek, aczin ispatlanamaması hâlinde mirasçıyı borçla baş başa bırakabilir.

Ret sonrasında miras kime geçer?

Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığında kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m.611/1). Bu, reddeden kişinin çocuklarının sıradaki mirasçı olabileceği anlamına gelir. Altsoyun tamamı mirası reddederse onların payı sağ kalan eşe geçer (TMK m.613). En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; arta kalan değer varsa hak sahiplerine verilir (TMK m.612).

Bu nedenle ret kararı tek başına değil, aileyle birlikte düşünülmelidir. Reddeden kişiden sonra mirasçı olanlar için de ayrı bir ret süresi işler (TMK m.608/2).

Ret her şeyi çözer mi?

Ret, mirasçıyı tereke borçlarından kurtarır; ancak iki sınırı vardır. Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçı, ölümden önceki beş yıl içinde ondan aldığı ve paylaşımda geri vermekle yükümlü olacağı değer ölçüsünde alacaklılara karşı sorumludur. Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere verilen çeyiz bu sorumluluğun dışındadır; iyiniyetli mirasçı yalnız geri verme zamanındaki zenginleşmesi ölçüsünde sorumludur (TMK m.618).

Ayrıca malvarlığı kendi borçlarına yetmeyen bir mirasçı, kendi alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, bu alacaklılar ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptalini dava edebilir (TMK m.617).

Mirasın borçlu olup olmadığından emin değilseniz

Mirası reddetme hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Bu istem, mirasın reddine ilişkin usule uyularak bir ay içinde sulh hâkiminden yapılır (TMK m.619). Resmî defterde terekenin mal ve borçları değerleriyle yazılır; mirasçı karar vermeden önce tablonun tamamını görme imkânı bulur. Bu sürenin ret süresinden kısa olduğunu unutmayın.

Sık yapılan hatalar

  • Yas dönemini bekleyip süreyi son haftaya bırakmak
  • Ret kararından önce aracı satmak ya da hesaptan para çekmek
  • Şarta bağlı ya da yalnız bir mal için ret beyanında bulunmak
  • Reddi gösteren belgeyi almamak
  • Reddin, sıradaki mirasçılara (çoğu zaman kendi çocuklarına) geçeceğini hesaba katmamak
Zarf geldiğinde önce takvime bakın: ölümü öğrendiğiniz günü not edin ve üç ayın son gününü hesaplayın. Mirasbırakanın mal ve borçlarını gösteren belgeleri toplarken tereke mallarını satmayın, hesaplardan para çekmeyin. Karar veremiyorsanız süre dolmadan sulh hukuk mahkemesinden resmî defter ya da süre uzatımı isteyebileceğinizi unutmayın.

Kaynaklar

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.5, m.6, m.576, m.599, m.605, m.606, m.607, m.608, m.609, m.610, m.611, m.612, m.613, m.615, m.617, m.618, m.619
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.92, m.93
Av. Ahmet Bertuğ Dönmez, İstanbul Barosu, BEMA Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatı

Yazar

Av. Ahmet Bertuğ Dönmez

İstanbul Barosu, sicil 70835 · Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi · 2020'den beri BEMA Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatı. Görüşmeler Türkçe ve İngilizce; diğer dillerde tercümanla.

Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu konuda görüşme

Konunuzu ve varsa belgenin tebliğ tarihini yazarak iletebilirsiniz.